29 Eylül 2015 Salı

İŞARET / SİGN

LİTTLE İDEA
29 Eylül 2015
İŞARET


Öncelikle kitaplar benim dünyam. Her seferinde başka dünyalar, hayatlar, hayaller herşey bir kitaba sığıyor. Kelimelerle anlatılmayacak ya da tarifi olmayacak sınırsız bir dünya var. Ve ben bunun içinde kendimi kaybediyorum. Her zaman daha çok vakit ayırabilsem daha çok ve daha çok…
E-kitap da okudum fakat kitap yapraklarını çevirmek, sayfalara elimle dokunmak daha gerçekçi hissettiriyor. Özellikle eski okunmuş kitapları daha çok seviyorum. Eski olan sadece kitap olarak değil, yaşanmış anısı olan herşeye tutkunum.

Nerden başlayacağımı bilemediğim için en son okuduğum kitaptan başlamak en mantıklısı gibi geldi. İŞARET  yazarı DENİZ ERTEN. Tasavvufa her zaman ilgim olmuştur ama bu kadar açık, anlaşılır daha önce okumamıştım. Ya da diğer kitapları anlayacak bilgi birikimine sahip olamamıştım. Beğendiğim bütün kitaplar bitmesin diye yavaş yavaş okurum veya tekrar okurum (ki o kadar çok yavaşlattım). İşaret kendini bulma yolculuğu ki bence her kitap budur. Her kitapta bence insan kendini arar. Kendinden bir parça bulmak ister. Bulamadığı kitapla da bağlantı kuramaz. İçine giremediğin bir kitabın hayalini de kuramazsın. Kitabın içeriğini tam manasıyla anlatmam imkansız. Zaten bir kitabı herkes kendi süzgecinden geçirmesini, içselleştirmesini isterim. (Bu film için geçerli).
Bakış açılarımız, hayat görüşlerimiz herşeyimiz farklı. Bu kitapta en çok sevdiğim şey; öğrenilecek, yapılacak ne kadar çok şey olduğunun bir kez daha farkına varmam. O yüzden her cümleyi sentezlemeden diğer cümleye geçemiyorum. Uygulama kısmı bence en zoru ki tek başıma zor gözüküyor ama inşallah onu da yaparım. 

İşareti herkesin okumasını çok isterim. Hayatta yaşarken pek farkında olmasak da herşey, bir işaret bize. İslamiyette tesadüf diye bir şey yoktur.Bunu kitapta daha da iyi anlıyorsun. Herşey seninle bir şekilde KONUŞUYOR sadece çözümlemesi bize kalmış…

Her bilgi çok kıymetlidir benim için. Ve bilgi paylaşıldıkça çoğalır..
Önerilecek yada aktarılacak her bilgiye açığım… 


LITTLE IDEA
September 29, 2015
SIGN

SİGN

First book on my world. Another world every time, life, dreams, everything fits into a book. There will not be described in words or an unlimited world will be described. And I lost myself in it. Every time I could spend more time with more and more ...
I read e-books, but also to translate the book leaves my hands to touch the pages feel more realistic. I especially love the older read books. Not only books that are old, I experienced everything that a moment of passion.
I do not know where to start from Where to start from the last book I read seemed like the most logical. SIGN author SEA ERTAN. Sufism has been interested but I always open it up, I had not read previously understood. He could not understand or have knowledge of other books. To finish I slowly read all the books I like or I read again (so I was very slow). This is the journey which I sign every book to find himself. I think people will search every book in itself. Want to find a part of yourself. It does not establish a connection to the book could not be found. Do not be able to enter into the dreams of a book you can not. I will not tell the full extent of the content of the book is impossible. Already own a book everyone passing the filter, I want to internalize. (Applies to this film).
Our perspective, our lives have done everything different opinion. I like most things in this book; to learn, I arrive once again realize how much you have to do. That's why I can not pass sentence without expressing any other sentence. I think the most difficult part of the application that it seems difficult to do it alone, but I hope in him.
I would love to sign for everyone to read. Not very much aware of life while living in all, a sign to us. Islam says you understand better the chance something there isn’t not.This is to understand the book. Everything speaks to you in a way that left us just resolution ...
All information is very valuable to me. And multiply by sharing information ..
I'm open to be transferred or to propose information ...


26 Eylül 2015 Cumartesi

ÇOCUKLARIMA SEVGİ RAPORU

little idea
26 Eylül 2015


ÇOCUKLARIMA SEVGİ RAPORU

Çocuk büyütmek zor zanaat. Her zaman söylerim çocuklar bir anne için her zaman vicdan sorgulamasıdır. Sürekli olarak iç hesaplaşmasıdır. 
Çocuklar çok hızlı büyüyor, hızla geçiyor zaman.. Bebek anne karnıdayken (cenin) zekasının %30’u oluşuyor, %70 ise doğduktan sonra gelişiyor. Çocuklarımı büyütürken, bildiğim edindiğim bütün deneyimlerimi aktardım. Bitti mi hayır! devam ediyor. Ama 0-6 yaş karakterin en önemli dönemi FREUD, PİAGET gibi nörolog psikanaliz uzmanı çocuk gelişiminde en önemli dönem olduğunu kabul eder. Sonrasında yaptığın, ektiğin tüm tohumlar sadece şekillendiriyor  ama ana temeli 0-6 yaşta atılmış oluyor.
   

Zülfü Livaneli son kitabından ‘Konstantiniyye oteli’ bir bölümünde burjuva kesiminin çocuklarına olan davranışlarını tiye alıyor ki etrafta şuan o kadar çok var ki…
Bu çocuklara o kadar çok zarar veriyor ki karakter bozukluğundan, davranış bozukluklarına kadar bir çok sorun o çocukları ve aileleri mahvediyor. 
Doç.Dr. Azmi Varan’ın ‘prens ve prenses kurbağa dönüşümü’ seminerine katılmıştım. Günümüz çocukların yanlış yetiştirilme sonucu okul ve sosyal ortamlara uyum sağlayamayan asosyal kişilikler ortaya çıkıyor demişti. Tamamen katılıyorum. Çocuklarını POPULER aktivitelere zorla(!) götüren anne babaları anlamanın imkanı yok. Eğitim eşitliğinin olmadığı, at yarışı olan eğitim sistemimizde, sınavlara (yazılı, sözlü, SBS, TEOG farketmiyor.) çalıştıran bir sürü anne baba figürü var ki evlere şenlik..
Çocuk eğitimi ile ilgili o kadar çok söyleyeceğim şey var ki… Ama en önemlisi lütfen çocuklarınızı SEVGİYLE yapın. Herkes çocuğu sever eminim ama bunu gösteremez yada hissettiremez. Ne kadar hissettirebilirsen SEVGİNİ o kadar hissettir.. 



24 Eylül 2015 Perşembe

DÜŞÜN

little idea
24 Eylül 2015

DÜŞÜN


Düşünüyorum öyleyse varım. Bu o kadar anlamlı ki var olmak için düşünmek yeterli başka bir organa yada beden uzvuna ihtiyacın yok. Sadece düşün…

Hayatta önemli olan, 
Ne kadar çok şeye sahip olduğunuz değil,
Ne kadar az şeye ihtiyaç duyduğundur.

Genel olarak hayat felsefemdir. İslam da, Budizm de, yoga felsefesinde ve diğer okuduğum bütün dinlerde temel öğretilerin hepsi;
Az ye, Az konuş, Az uyu dur.

Bunu çok araştırdım. Varoluş teorileri özel ilgi alanıma girdiği için yıllardır tasavvufla ilgileniyorum, öğreniyorum.

Yaradılışımızın bir nedeni var. Şems-i Tebrizi'nin de dediği gibi; Her insan dünyaya yarım olarak gelir, tamamlanmak ister, bazısı tam olur bazısı yarım kalır. 
İşte tam olmaktır benim hedefim.

Bazen kendimi, hazine avcısı gibi hissedip, Sherlock Holmes gibi ipuçu ararken buluyorum. Çünkü biliyorum herkesin içinde Allah tarafından yaratılırken büyük bir cevherle dünyaya gelir. Ve onun çıkması dışarı yansıması da keşifle olur.

Zamanında bir alime sormuşlar ''Dert, tasa neden var?'' oda '' Elması 
bilir misiniz?'' demiş. hepsi ''evet '' demişler. ''Elmas çok sert bir taşın içinde saklıdır, ortaya çıkması için ona çok kuvvetli vurmak gerekir. Tıpkı insan da böyledir.’'


 Herşey özde, temelde bir dir. Ömer Hayyam’ın bu sözünü çok severim:

Herkes, gönlünce bir yol arıyor kendine..
Kimi arayışı sürdürmekte,
Kimi bulduğundan emin…
Ama bir gün, bir ses haykıracak göklerden,
Herkesin yolu kendine varır,

Arama başka yerde….






23 Eylül 2015 Çarşamba

MERHABA HAYAT

MERHABA



İlk kez kendimi çok yorulmuş hissediyorum.
çok fazla akıntıya karşı kürek çekmişim, hep olmam gereken 
şeyi bulmaya çalışırken, yanlış sapaklardan geçtim. yada yanlış 
dönemeçler seçmişim.,








Ama artık akıntıya kendimi bırakıyorum. Bir şey olacaksa olur zaten
kısa yoldan gittiğin yada hızlı elde ettiğin hiç birşey seni uzun süre mutlu etmez. Çünkü kısa sürede elde ettiğinin mutluluğu da kısa olur. 


kişilik olarak çok hızlıyım bu yüzden yavaşlığa tahammülüm de yok bunun yan etkisi olarak da sabrım da çok azmış.(maalesef) ki sabrım sadece çocuklarıma çok fazla… 

Bu hayat bize bir hediye.. olabildiğince çıkar keyfini.:)))






sadece sevdiğim işleri yapıp ANI YAŞAYACAĞIM. günümü planlayıp, günümü en güzel, en mutlu nasıl geçireceğim yeterli 
yarın yaşacağımı bilemiyorum.